Eskişehir'in Buluşma Noktası


İlginç Dosyalar

Geri git   Canınızın Sıkıldığı AN, NetasistAN! "İlginç Konular, Mizah, Yemek, Mutfak, Kültür, Sanat, Ev Dekorasyon, Hobi, Sağlık, Tedavi, aradığınız herşey bu forumda" > BÜYÜK LİDER > Şehitlerimiz ve Gazilerimiz

Şehitlerimiz ve Gazilerimiz Şehitlerimiz, Gazilerimiz ve her türlü kahramanlıkları bu bölümde...





Yeni Konu aç Cevapla
Bookmarks
Digg del.icio.us StumbleUpon Google

 
LinkBack Seçenekler Stil

O polislerin ölmesi önlenebilirdi
Alt 07-13-2008, 05:03 PM   #1 (permalink)
ağır cezalı
 
MaÇa KıZı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
MaÇa KıZı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: Apr 2008
Bulunduğu yer: fizan
Mesajlar: 1.986
Konular: 1130
MaÇa KıZı is on a distinguished road
Standart O polislerin ölmesi önlenebilirdi

Mehmet Y. YILMAZ


İSTANBUL’da terörist saldırı nedeniyle şehit düşen polislerin ardından ağıt yakmak, onlara karşı olan görevlerimizi yaptığımızı göstermez.

Ağlamak iyidir, insanı rahatlatır. Cenazelerde nutuk atmak da bir şeydir, nutku atan kendisini akşam televizyondan izlerken gururlanabilir. Ama bunlar yetmez.

Şu soruları da sormalıyız kendimize. Sormak da yetmez, yanıtlarını bulmalı, görevini doğru dürüst yapmayanı da cezalandırmalıyız:

O gencecik polisler neden öldü? Ölmeleri önlenebilir miydi?

Bu soruların yanıtlarını bulursak, bundan sonra benzer genç polislerin de ölüp gitmelerini önleriz. Şehitler de öldükleriyle kalmazlar, ölümleri ile başka polislerin yaşamlarını kurtarmış olurlar. Ölümlerinin bir anlamı olur.

Gazeteler yazdı: ABD, Ortadoğu’daki en güvenli konsolosluk binasını İstinye’de inşa ettirmek için 83 milyon dolar harcamış. Neden? Herhalde "şan olsun" diye değil. Güvenlik açısından o konsolosluğun kritik bir bölgede bulunduğundan harcadı bu parayı.

Peki, böyle bir yerin kapısını beklesin diye koyduğunuz polise kurşun geçirmez yelek vermek kimsenin aklına neden gelmedi? Polis hayatı, çelik yelekten daha ucuz diye mi?

83 milyon dolarlık bir kaleyi bekleyen gariban polisin elinde bir tane tabanca vardı.

Sokaklarda yürürken karakolların önünde bekleyen polislerin ellerinde otomatik silahlar görüyorum. Böyle hassas yerlerde görev yapan polislerden o tür silahlar neden esirgeniyor? O polisin elinde otomatik silah olsaydı, saldırı bu kadar uzun sürebilir miydi, üç polisten hiç olmazsa birinin hayatı kurtulur muydu?

İçişleri Bakanı bu soruyu da kendisine bir sorsun bakalım.

Bu tür terör olaylarını önleyebilmenin gerçek yolu, ciddi bir istihbarat faaliyetinden geçiyor.

Bunun için de ulusal ve uluslararası istihbarat örgütleri arasında sıkı bir işbirliği ve koordinasyon da gerekiyor.

Dış dünyayı şimdilik bir kenara bırakıyorum.

Türkiye’de MİT, askeri istihbarat, emniyet istihbaratı ve jandarma istihbaratı arasında böyle uyumlu ve koordineli bir çalışma var mı?

Teröristler belli ki son derece amatörce faaliyet gösteren bir grup.

Böylesine amatör bir grubun faaliyetinden bile bir istihbarat toplanamadıysa, bunun sorumlusu kim?

Başbakan da bu sorunun yanıtını düşünmeye başlasın bence.

Şehitlere ABD’den ithal cenaze töreni

ALPARSLAN, Malazgirt’ten Anadolu’nun fethine başladığında 1071 yılıydı.

Yani neresinden baksanız on asra yakın bir süredir, bu topraklarda Türkler bir devlet organizasyonu içinde olmuşlar.

Selçuklu’yu ve sonrasındaki dağınıklığı saymasak ve "Anadolu’daki Türk devletinin tarihini" Osmanlı’dan başlatsak bu da yaklaşık yedi yüzyıla karşılık geliyor.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın internet sitesi ise ordumuzun tarihini Mete Han’a dayandırıyor. Yani 2 bin 200 yıllık bir geçmişi var, askeri gelenek ve göreneklerimizin.

Bu süre boyunca kaç şehit verildiğini, kaç kere tören düzenlendiğini ise sanıyorum ki sayabilme olanağımız asla olmayacak.

Dün televizyonda şehit polisler için düzenlenen töreni izlerken hatırladım bu geçmişi.

Fonda Amerikan askeri cenazelerinde trompet ile çalan bir melodi yükseliyordu.

"Taps" adı verilen ve Amerikan geleneklerinde önce "yat borusu" olarak çalınan sonraları askeri cenaze törenlerinde kullanılan bir boru sesi!

Tarihimizi iki bin küsur yıl geriye dayandırıyoruz ama şehit cenazelerinde çaldığımız müziğin geçmişi yüz yıl bile değil ve ABD’den ithal!

Beni rahatsız eden bu durum, sizi de rahatsız ediyor mu?

Siyaset böyle bir şey işte

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül’ün dün Zaman’da yayımlanan sözlerini okurken, "Siyaset insanı ne kadar değiştirebiliyor" diye düşündüm.

Prof. Dr. Üskül, dosyaları incelemiş ve Kuddusi Okkır’ın tutuklu bulunduğu dönemde kansere yakalanıp, ölmek üzereyken tahliye edilmesinde insan hakları açısından bir sakınca görmemiş!

Söz konusu kişi mahkemece tutuklanıp, cezaevine konulduktan sonra hastalandı.

Hastalandığı süre içinde izlenen süreç, tedavinin yeterince ciddiyetle yapılmadığını ortaya koyuyor.

Kanser olmuş bir insana zatürree tedavisi uygulanıyor. Hastalığı, cezaevinde geçirdiği "depresyon" ile izah edilmek isteniyor ve ölümüne beş kala tahliye ediliyor.

Gözlem altında, tutuklu ya da mahkûm olarak cezaevine giren bir kişinin sağlığından ve yaşamından kim sorumlu?

Onu oraya koyan otorite yani devlet değil mi? Sağlıklı yaşamak ve tıbbi olanaklardan eşit olarak yararlanmak, temel insan haklarından değil mi?

Medeni bir ülkede kanser hastasına "depresyon" teşhisi koymak, "zatürree" tedavisi uygulamak "işkence" sayılır mı, sayılmaz mı?

Zafer Bey, elini vicdanına koysun ve bu soruları kendisine sorsun!

FacebookBu Konuyu Facebook'ta Paylaşın
__________________
ben sana küsüm aslında haberin yoq...

http://www.netasistan.com/image.php?type=sigpic&userid=21&dateline=1221770995
  Alıntı ile Cevapla

Alt 09-09-2008, 01:42 PM   #2 (permalink)
Süper Moderatör
 
muhtesem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
muhtesem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: osmaniye
Mesajlar: 1.586
Konular: 839
muhtesem is on a distinguished road
muhtesem - İCQ üzeri Mesaj gönder
Standart





FacebookBu Konuyu Facebook'ta Paylaşın
__________________



  Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +0 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:28 AM .


vBulletin skin developed by: eXtremepixels
Powered by vBulletin® Version 3.7.0 Release Candidate 2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0 ©2007, Crawlability, Inc.
Copyright ©2008-, Net@sistan

| Home | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Bugünki Mesajlar | Arama | Yeni Mesajlar |
Yasal Uyarı!Bu site kendi sunucusunda dosya barındırmaz. Sadece çesitli dosya paylaşım sitelerinin linklerini yayınlar.

Dosyaların içeriklerinin sorumlulugu, indiren kişiye ve dosyayı barındıran sunucuya aittir.
Inactive Reminders By Mished.co.uk