Cildinizi İhmal Etmeyin
Cildinizi İhmal Etmeyin
Soğuk havaların oluşturduğu negatif etkileri gidermek için nemlendirici ve güneş koruyucularından yardım almalısınız!
Soğuk, rüzgar, yağışlı hava, araba egzozları, sigara dumanı, sanayinin, doğal gaz ve kömürlerin oluşturduğu kirli havayı cildin tek başına, ona dışardan destek verilmeden korunmasının imkanı yok. Bu durumda en çok görülen cilt kuruluğunun yanı sıra, yüzde, ellerde ve boyunda kırışıklıkların artması, güneşin faydalı etkilerinin yoksun kaldığından bazı cilt hastalıklarında artma ve bağışıklığı azalmış cilde serbest radikaların daha fazla zarar vermesi hiç da göz ardı edilmeyecek derecede çok rastlanan durumlardır.
Cilt kuruluğu, çatlaklar ve kırışıklık artışı
Soğukların başlaması ve artması ile birlikte kullanılan kalorifer ve değişik tiplerdeki ısıtıcılar yaşadığımız ortamlardaki nem dengesini azaltıyor, kapalı ortamlarda ise sigara dumanı ve elektrikli ısıtıcılar hava kirliliğini daha da artırıyor. Bu şekilde her zaman var olan ve zaten zararlı olan serbest radikaller cilde daha çok zarar verecek hale geliyor. Soğuk havanın direkt etkisi ise deride kanlanmanın azalması, dolayısıyla cildin iyi beslenmemesi, deri yüzeyin sertleşmesi ve derinin kuruluğuna neden olur, genetik yapı olarak zaten kuru cilde sahip olan kişiler ise bu durumdan oldukça rahatsız oluyor.
Cilt kuruluğundan en çok zarar gören kişiler ise bebekler, atopik dermatit hikayesi olan çocuklar, yaşlılar, atopik ve kuru cilde sahip olan kişilerdir. Bu nedenle özellikle bebekler, çocuklar, yaşlılar ve atopik cilt hikayesi ve özgeçmişi olan kişiler yıkandıktan hemen sonra daha kurulamadan ciltlerini bolca nemlendirici sürüp, cildi iyice yağlandırmaları gerekiyor. Yaşın ilerlemesi ile birlikte hem azalan aktif hormonlar, hem de cildin destek dokusunu kaybetmesi nedeni ile derinin su kaybı artar ve cilt daha çabuk kurur, özellikle bacaklarda kuruluk, kaşıntı ve egzama benzeri lezyonlarda artış görülür.
Sivilce, sedef hastalığı ve egzamalarda artış...
Güneşin ve UV ışınlarının zararlı etkileri yanında bazı cilt hastalıklarında yararlı ve tedaviyi yardımcı etkileri da mevcut, bu nedenle kışın özellikle seboreik dermatit (yağlı egzema), atopik dermatit (çeşitli bölgelerde cilt kuruluğu) ve akne, sivilce ve sedef hastalıklarına artış gözlemleniyor. Güneş, yağ bezlerin faaliyetlerinde azalmaya yol açtığından yaz aylarında akne ve sivilce olaylarında kısmi iyileşmeler görülüyor. Soğuk, yağmurlu ve kapalı havalar ise hem üzerimizdeki depresif etkileri nedeni ile hem da yağ bezlerinin faaliyetlerini artırdığı için sivilcelerin tetiklemesine yol açıyor. Gençler ise kış aylarında artan sivilce durumunu kapatmak ve gizlemek için daha fazla makyaj malzemeleri, kapatıcılar ve fondöten kullanmaya tercih ettiklerinden aslında bilinçli davranmayıp gözeneklerin tıkanmasına ve siyah ve beyaz komedonların oluşmasını yol açıyorlar.
Kardakı güneş yaz güneşı kadar zararlı
Dağda, kayak ve kış eğlence merkezlerinde, yükseklerde ve rüzgarlı yerlerde, çok soğuk havalarda güneş yaz ayları gibi ciddi güneş yanıkları oluşturabilir. Karlı ortamlarda güneş ışınları milyonlarca kar zerreciklerden yansıyarak gelir, o yüzden bu gibi ortamlarda güneşi ihmal etmeden koruyucu güneş gözlükleri ve kar gözlüğü mutlaka kullanılmalı. Cildimizi korumak için ise aynen yaz aylarında olduğu gibi yüksek koruma faktörlü güneş kremini de her 4 saate bir arayla sürmek gerekir. Soğuk havalarda gezerken koruyucu giysiler, ayakkabıler, eldiven, başlık ve atkı kullanmanız şart.
Cildinizi ihmal etmeyin
Soğuk havaların oluşturduğu negatif etkileri gidermek için nemlendirici ve güneş koruyucularından yardım almak mümkün, artık kozmetik sanayinin geliştirdiği nemlendirici ve antiaging etkisini bir arada bulunduran çok sayıda krem alternatiflerini, değişik eczane ve alışveriş merkezlerinde bulmak mümkün. Soğuktan en çok etkilenen yerler ise tabi ki göz çevresi, dudaklar, boyun ve el. Çünkü bu bölgelerde cildin kalınlığı daha az ve cilt daha hassas, dolayısıyla koruyucu göz çevresi kremler, güneş gözlüğü, başlık, atkı, eldiven ve koruyucu nemlendirici özelliği fazla olan kremleri sürmeyi ihmal etmemek gerekir. Aşırı sıcak su ile banyo yapmak ve a çok sık yıkanmak ve gereğinden fazla temizleyici ürünler kullanmak da cildi iyice kurutabilir, bu nedenle banyodan sonra cildiniz çok da kurumadan nemlendirici sürmeyi ihmal etmeyin.
Kendinize özen göstererek mutlaka yapın
Kışın özellikle çok sıcak suyla yıkanmayın ve banyo sürenizi uzatmayın, temizlik ürünü olarak özellikle cildinizi nem sağlayacak nemlendirici sabun ya da yağlı temizleyicileri tercih edin.
Evde kalorifer ve ısı kaynakların üzerine havaya nem sağlayacak kaplarda su bırakın, isterseniz havaya hoş bir koku ve aromatik etki sağlayacak kokulu bitkiler de suya ekleyebilirsiniz.
Cilt üzerindeki ölü hücre tabakasına atmak için peeling ürünleri kullanın, bu amaç için yüze özel ve vücuda özel peeling ürünleri mevcut. Peeling’den sonra özellikle nem oranı yüksek olan nem maskeleri kullanarak cildinize özel nem takviyesi yapabilirsiniz.
Unutmayın cildiniz sizin en önemli organınız, çevre hava koşullarına ve kirliliğe karşı hem cildinizi iyi koruyarak hem de doğru beslenerek ileride oluşabilecek hasarları minimuma indirmek mümkün. Her zaman için hasarı gidermek hem çok daha zahmetli, hem ekonomik açıdan çok daha pahalı.
Dr. Melisa Eczacıbaşı
Bu Konuyu Facebook'ta Paylaşın
|